Çeşitli Hastalıklar

El Ayak Ağız Hastalığı

hsgm resim 3El, ayak, ağız
hastalığı genellikle 2-10 yaş arasındaki çocukları, özellikle
de 5 yaşın altındaki çocukları etkileyen ancak bazen
yetişkinlerde de görülebilen yaygın bir viral hastalıktır.
Hastalık sıklıkla yaz ve sonbabar aylarında görülmekte olup,
küresel ısınma ile mevsim özelliklerin değişmesiyle beraber,
hastalığın görüldüğü mevsim de değişiklik göstermektedir

El, ayak, ağız hastalığı tüm dünya ülkelerinde görülmekle
birlikte tropikal bölgelerde ve düşük hijyenli bölgelerde daha
şiddetli seyretmektedir.

El, ayak ve ağız hastalığına enterovirus cinsi virüsler neden
olur. Hastalık en sık enterovirüs 71 veya koksaki virüs A grup
16 ile meydana gelir

Belirtileri Nelerdir?

El, ayak ve ağız hastalığı genellikle ateş (38-39 derece) ,
iştahsızlık, belli belirsiz bir kırıklık hali ve boğaz ağrısı
ile başlar. Karın ağrısı ve öksürükte olabilir. Ateşin
başlamasından 1-2 gün sonra, ağızda herpanjina adı verilen
ağrılı, içi su dolu döküntüler meydana gelir. Döküntüler
genellikle ağızın arka kısmında küçük kırmızı lekeler olarak
başlar, daha sonra içi su dolu kabarcıklar haline gelir ve
sıklıkla kabuğu patlayarak ülserleşir. Deri döküntüleri ise 1-2
gün sonra gelişir. Ayak tabanı ve ellerde avuç içinde düz
kırmızı noktalar halinde başlayan döküntüler, daha sonra su
toplar. Bazen döküntüler dizlerde, dirseklerde, kalçada veya
genital bölgede de oluşabilir. El ve ayaklardaki döküntüler
genellikle 5-7 gün içerisinde kendiliğinden iyileşir.

Özellikle küçük çocuklar ağızlarındaki ağrılı yaralar nedeni
ile su içmekte zorlanabilir ve dehidratasyon oluşabilir.

Her ne kadar adı El-Ayak-Ağız Hastalığı da olsa her zaman tüm
bu alanlarda döküntü görülmeyebilir. Sadece ağız yaraları veya
sadece deride döküntüler şeklinde gelişebilir.

Nasıl Bulaşır?

Solunum yoluyla, tükürükle, yakın temasla ve dışkı yoluyla
bulaşabilir. Yazın havuz sezonunun açılması ve enfekte havuz
sularının yutulması ise ayrı bir risk oluşturmaktadır.
Yoğunlaşan virüslerle hastalık salgına da dönüşebilmektedir. Bu
nedenle anne ve babalara, çocuklarına ellerini sık sık yıkama
alışkanlığı kazandırmaları konusunda büyük görev düşmektedir

Tanısı Nasıl Konur?

Alınacak ayrıntılı bir hastalık öyküsü ve fizik muayene,
ağızda, ellerde ve ayaklarda karakteristik döküntüler,
genellikle hastalığın teşhisi için yeterlidir. Aftöz stomatit,
su çiçeği, eritema multiforme ve herpes simplex gibi
hastalıklarla ayırıcı tanısı yapılmalıdır. Genellikle, hiçbir
laboratuvar çalışması gerekmez. Lökosit sayısı 4000-16,000 / ml
arasındadır. Bazen, atipik lenfositler mevcuttur. Son
çalışmalar, C-reaktif protein (CRP) ve açlık kan şekerinin
şiddetli vakalarda hafif vakalara oranla anlamlı olarak daha
yüksek olduğunu göstermektedir. Virüsün bulunması muhtemel
alanlardan ( burun-boğaz sürüntüsü, gaita, döküntü sıvıları..)
alınan numunelerde PCR yöntemi ile virüs izole edilebilir veya
kanda hastalığa sebep olan virüslere (coxackie, enterovirüs..)
karşı oluşan antikor (bağışıklık sistemi yanıtı) tespit
edilebilir.

 Tedavisi Nasıldır?

Hastalığın spesifik bir tedavisi ve aşısı yoktur. Hasta
kişilerin şikayetlerine yönelik ve varsa komplikasyonlara
yönelik tedaviler uygulanabilir.

Korunma Yolları Nelerdir?

Hasta bireyler ile temastan kaçınarak ve bazı temel temizlik
kurallarına dikkat ederek hastalıktan korunulabilir.

  • Eller özellikle tuvalet kullanımı sonrası veya bez
    değiştirdikten sonra, yemek hazırlamadan veya yemekten önce
    mutlaka su ve sabunla yıkanmalıdır.
  • Oyuncaklarda dahil olmak üzere kullanılan tüm malzemelerin
    yüzey temizliğine dikkat edilmelidir.
  • Hastalarla yakın temastan (öpüşme, sarılma gibi…) ve ortak
    tabak bardak kullanımından kaçınılmalıdır.
  • Ellerin sık sık yıkanması, kirli ellerin ağza ve yüze
    sürülmemesi çok büyük önem taşır.
  • Bulaşıcı olduğundan el-ayak-ağız hastalığına yakalanan
    kişilerden uzak durulması gerekir.
  • Ortak yaşam alanlarını sık sık havalandırarak içeri temiz
    hava girmesini sağlamak gerekir.
  • Okul ve kreşlerde ortam yüzeylerinin günlük temizliği
    sağlanmalıdır.

El-ayak-ağız hastalığına karşı en etkili yöntem hijyendir.
Gerekli hijyen ve temizlik kurallarına uyulması durumunda
el-ayak-ağız hastalığı riski azalır.  El, ayak, ağız
hastalığı ile ilgili, Halk Sağlığı Müdürlükleri tarafından,
ihtiyaçlar doğrultusunda sağlık personeline ve halka yönelik
eğitimler planlanmakta ve uygulanmaktadır.

Kimler Riskli Gruptadır?

Okul, kreş vb. toplu yaşam alanlarında bulunmak, yazın havuz
sezonunun açılması ve enfekte havuz sularının yutulması ise
ayrı bir risk oluşturmaktadır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir