Cinsel Hastalıklar

Gonore (Bel Soğukluğu) nedir? Nasıl Bulaşır

hsgm resim 3Gonore cinsel yolla
bulaşan yaygın hastalıklardan biridir. Etkeni Neisseria
gonorrhoeae olup özellikle üreme sisteminin serviks (rahim
ağzı), rahim, tüpler ve üretra (idrar yolları) gibi sıcak ve
nemli bölgelerinde kolayca çoğalabilmektedir. Ayrıca ağız,
boğaz, göz ve anüs bölgelerinde de saptanabilmektedir.

Nasıl Bulaşır?

Gonore; penis, vajina, ağız ve anüs temasıyla
bulaşabilmektedir. Hastalığın anal veya oral yolla da
bulaşabilmesi nedeniyle homoseksüel ilişkilerde de taşınması
söz konusudur. Gonore hastaları partnerleri ile birlikte tedavi
edilmezse hastalık tekrar bulaşabilmektedir. Ayrıca hastalık;
hamile anneden çocuğa vajinal doğum sırasında geçebilmektedir.
Neisseria gonorrhoeae’nin tuvalet kağıdında 3 saat, klozet
kenarında ve havluda 24 saate yakın yaşayabildiği de
bildirilmiştir.

Gonore kalıtsal bir hastalık değildir.

Kimler Riskli Gruptadır?

Cinsel olarak aktif olan herkes gonore olabilir. Gonore
enfeksiyonu olan kişinin partneri olanlar, korumasız cinsel
teması olanlar,  gonoresi olan gebelerin bebekleri risk
altındaki grupları oluşturmaktadır.

Belirtileri Nelerdir?

Erkekte şüpheli cinsel temas sonrası 2-7 gün içinde akut
pürülan üretral akıntı ve dizüri şikâyetleri ile üretrit
gelişir.

Kadında mukopürülan servisit, anormal vajinal akıntı, cinsel
ilişki sonrası kanama gibi şikâyetlerle ortaya çıkabilir, ancak
tablo sıklıkla asemptomatiktir.

N.gonorrhoeae yeni doğanlarda ve nadiren yetişkinlerde
konjonktivite de neden olabilir.

Tüm gonokokkal enfeksiyonların % 0.5-1’inde sistemik yayılma
olasılığı vardır. Bunun sonucunda artrit, cilt lezyonları,
endokardit, menenjit gelişebilir.

Kadınlar ve homoseksüel erkeklerde faringeal ve anorekral
enfeksiyonlar nadir değildir.

Erkek genital bölge enfeksiyonlarının yaklaşık %10’unda hiçbir
belirti gözlenmemektedir. Ancak, bazı erkeklerde semptomlar,
bulaşma sonrası 2-5 gün içinde belirgin hale gelebilirken bu
süre 30 günü de bulabilmektedir.

Puberte öncesi kızlarda cinsel istismara bağlı olarak vulvo
vajinit gelişebilir.

Gebelikte endometrit ve salpenjite neden olabilir. Gonore
peritonit sonucu infertilite ya da ektopik gebelik gibi ciddi
komplikasyonlara neden olabilir. Gonore taşıyan hamile
kadınlarda, doğum esnasında bebeğe bakteri bulaşabilmektedir.
Bu durum bebekte; körlüğe, eklem veya kan enfeksiyonuna neden
olabildiğinden enfeksiyon saptanan vakalarda tedaviye
başlanarak komplikasyon riskinin azaltılması hedeflenmektedir.

Klinik Bulgular:

Erkekler: Bazı hastalarda semptom
görülmemektedir.

  • İdrarda yanma
  • Penisten beyaz, sarı veya yeşil akıntı
  • Testislerin şişmesi ve ağrıması

Kadınlar: Çoğu hastada semptom
görülmemektedir.

  • Vajinal akıntıda artma
  • İdrarda yanma ve ağrı
  • Adet dönemleri arasında kanama
  • Kadın genital bölge enfeksiyonlarının yaklaşık %50’sinde
    belirti gözlenmemekte veya hafif seyretmektedir. Semptomların
    gözlendiği vakalarda bile gonore belirgin olarak teşhis
    edilememektedir. Gonore taşıyan kadınlarda semptomlar
    gözlenmese de ciddi komplikasyon (yan etki) riskleri
    bulunmaktadır.
  • Anal bölge enfeksiyonlarında semptom gözlenmeyebilmekte ya
    da anal kaşıntı, ağrı, kanama ve ağrılı bağırsak hareketleri
    gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca boğaz
    bölgesindeki enfeksiyonlarda semptom gözlenmezken bazı
    vakalarda ağrı olabilmektedir.

Tanısı Nasıl Konur?

Tanı amaçlı çeşitli laboratuvar testleri vardır. Enfekte olmuş
bölgelerden (rahim ağzı, üretra, rektum, boğaz) sürüntü alınır
ve laboratuvara gönderilir. Rahim ağzı ve idrar yollarındaki
enfeksiyonlarda ilk idrar örneği yeterli olabilir. Bu
bölgelerden alınan sürüntülerden hazırlanan yaymalar gram
boyasıyla boyanarak mikroskop altında bakteriler aranır. Bu
test yöntemi kadınlara göre erkeklerde daha iyi sonuç verir.

Tedavisi Nasıldır?

Çeşitli antibiyotikler ile gonore başarıyla tedavi edilir.
Fakat ilaçlara dirençli bakteri tiplerinin ortaya çıkışıyla
tedaviler güçleşmiştir. Birçok hastada gonore ile klamidya
enfeksiyonu birlikte bulunur. Tedavide her ikisine yönelik
antibiyotikler birlikte verilir. Gonoresi olan kişilerin diğer
cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar yönünden de araştırılması
gerekir. Verilen tedavinin sonuna kadar kullanılması önemlidir.
İlaç tedavisi ile enfeksiyon sona erse de oluşan kalıcı
hasarlar geçmez.

Gonoresi tedavi edilmiş kişiler enfekte kişilerle temas sonrası
 tekrar hastalanabilirler. Tedaviye rağmen belirtiler
devam ediyorsa kişinin tekrar hekimine başvurması gerekir.

Çocuklarda gonore çeşitli antibiyotikler ile başarıyla tedavi
edilir. Fakat ilaçlara dirençli bakteri tiplerinin ortaya
çıkışıyla tedaviler güçleşmiştir.

Tedavi edilmeyen gonore, kadınlarda ve erkeklerde çok ciddi
sağlık problemlerine yol açabilmektedir.

Kadınlarda genellikle pelvik inflamatuar hastalığa (PID) yol
açmaktadır. PID; tüplere zarar veren, infertiliteye (kısırlık)
veya dış gebeliğe neden olan bir hastalıktır. PID; çok hafif
seyredebileceği gibi ateş ve karın ağrısı gibi ciddi
semptomlara da neden olabilmektedir. PID rahim ağzından
başlayarak, kadın genital organlarında enfeksiyona neden
olmakta ve uzun dönemde kronik pelvik ağrıya dönüşmektedir.

Erkeklerde ise gonore epididimitise neden olmaktadır.
Epididimitis; spermleri testislerden üretraya (idrar kanalı)
taşıyan epididimis adı verilen organın enfeksiyonu olup tedavi
edilmediğinde kısırlığa yol açabilmektedir.

Gonore kan veya eklemlere yayılabilmekte ve hayatı tehdit eden
bir hastalık haline gelebilmektedir. Ayrıca gonore hastalığı,
hastanın HIV ile enfekte olma olasılığını arttırmaktadır.

Korunma Yolları Nelerdir?

Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmakta en önemli unsur,
korunmasız cinsel ilişkiden kaçınmaktır. Ayrıca tek eşlilik
önerilmektedir.

Latex kondomlar her seferinde ve doğru olarak kullanıldığında
hastalık bulaşma riskini azaltırlar.

Akıntı, idrar yaparken yanma, ağrı veya kızarıklık halinde
hemen hekime başvurmalıdır.

Gonore tanı ve tedavisi olan kişinin yakın dönemde cinsel
ilişkiye girdiği partnerlerinin de muayene, test ve gerekirse
tedavilerinin yapılması gerekir. Böylece bu kişilerde
gelişebilecek olası komplikasyonlar engellenebilir ve bunların
enfeksiyonu tekrar tekrar bulaştırmaları önlenir. Hastaların
tedavi sonuçlanana kadar cinsel ilişkide bulunmamaları gerekir.

Ayrıca yılda bir kez herhangi bir yakınma olmasa bile kontrole
gitmek ve test yaptırmak önerilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir