İlk Yardım

ÖZEL DURUMLARDA İLK YARDIM nasıl yapılır?

EPİLEPSİ (SARA KRİZİ) :

Epilepsi; beyinde ani, aşırı ve anormal elektrik deşarjına
bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Bu elektrik deşarjı,
tüm vücuda anormal emirlerin gönderilmesine ve nöbetler
şeklinde kontrol edilemeyen kasılmaların ortaya çıkmasına neden
olur. Nöbetin nedeni, beklenmeyen elektriksel uyarılardır.

Epilepsi, dünyanın her bölgesinde erkek ve kadında, her türlü
ırkta ve yaklaşık 100 kişide bir oranında görülebilen kronik
bir hastalıktır. Hastalığın şekilleri ve nedenleri çok
çeşitlidir. Sara krizini davet eden bazı durumlar olabilir.
Örnek: Uzun süreli açlık, uykusuzluk, aşırı yorgunluk, epilepsi
tedavisinde kullanılan ilaçların doktor izni dışında kesilmesi
ya da değiştirilmesi, hormonal değişiklikler vb. Sara krizi,
madde bağımlılarının geçirdiği madde yoksunluk krizi ile
karıştırılabilir.Epilepsi nöbetleri, değişik tiplerde olabilir.
Nöbetler, büyük (bütün vücutta kasılma ve çırpınma) ya da küçük
(sadece yüz, kol ya da bacakta kasılma) veya anlamsız konuşma
ve davranışlar ile karakterize nöbetler şeklinde ortaya
çıkabilir. Epilepsi hastaları kendilerine verilen ilaçları
düzenli olarak alırsa nöbet geçirmezler veya nöbetler çok hafif
geçer.

EPİLEPSİNİN NEDENLERİ:

 Kalıtsal nedenler

 Doğumda ve doğumdan sonra geçirilen kafa yaralanmaları (beyin

zedelenmesi)

 Zehirlenmeler

 Metabolizma bozukluğu

 Beyinde apse, tümör

 Kan damarlarında tıkanma

 Küçük yaşlarda yüksek ateş

 Menenjit (beyin zarı iltihabı)

EPİLEPSİ NÖBETİNİN BELİRTİLERİ:

 Hastada aniden oluşan ve ön haberci denilen normalde olmayan
kokuları alma, korku, yüz ve gözde istem dışı hareketler ve baş
dönmesi gibi ön belirtiler oluşur.

 Hasta bazen ses çıkararak ani bir şekilde bilincini kaybeder
ve yere

yığılır.

 Başını yere çarpıp yaralayabilir, aşırı kontrolsüz hareketler
gözlenir.

 Yoğun ve genel adale kasılmaları görülür. Bu aşamada tüm
vücutta olduğu gibi çene de kasılır. Hasta; dilini
ısırılabilir, dişleri kırılabilir. Ağzından köpüklü salya
gelir, 10- 20 sn. kadar solunumu durabilir.

 Gözler yukarı kayar. Dokularda ve yüzde morarma gözlenir.

 İdrar ve dışkı kaçırabilir.

 Nöbet sonrası hasta gevşeyerek soluk almaya başlar, ancak
bilinç hemen yerine gelmez. Bilincin netleşmesi 10- 25 dk.
kadar sürebilir. Hasta yorgundur ve uyuma ihtiyacı hisseder.
Hastalar belli bir süre sonra nöbet öncesindeki normal
aktivitelerini kazanırlar.

EPİLEPSİ NÖBETİNDE İLK YARDIM AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE
UYGULANIR:

 Olayla ilgili güvenlik önlemleri alınır. Örnek: Hasta yol
ortasında nöbet geçiriyorsa olay yerindeki trafik akışı
kesilmelidir.

 Sıkan giysileri varsa gevşetilir.

 Kendisini yaralamamasına dikkat edilir. Yaralanmaya neden
olabilecek gereçler etraftan kaldırılır.

 Başını çarpmasını engellemek için başın altına yumuşak bir
malzeme konulur.

 Nöbet esnasındaki kasılmaların kendiliğinden geçmesi
beklenir.

 Nöbet sonrası solunum yolunun açıklığı sağlanır. Solunum
kontrol edilir.

 Kusma varsa mide içeriğinin solunum yoluna kaçmasını
engellemek amacıyla başı yana çevrilir.

 Düşme sonucu yaralanma varsa gerekli ilk yardım yapılır.

 Tıbbi yardım (112) istenir.

Geçirilen nöbetin sürecini tamamlaması beklenir. Nöbet
esnasında hastanın elleri ve kolları bağlanmaz, kilitlenmiş
çene açılmaya çalışılmaz, herhangi bir madde koklatılmaz ve
ağızdan yiyecek  içecek verilmez.

DİYABET (ŞEKER HASTALIĞI)

Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ
metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır.
Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla
taşınan glikozun (şekerin) hücrelerin içine girememesidir.
Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki
depolardan kana salınan glikoz, pankreas tarafından salgılanan
insülin hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve yakılarak
enerjiye dönüşür.

İnsülin yetersizliğine bağlı olarak besinlerdeki şekerin
enerjiye dönüşememesi ve kanda yükselmesi sonucu diyabet
oluşur. Diyabet hastaları, kandaki şeker dengesini koruyabilmek
için aldıkları gıdanın kalorisini kontrollü bir şekilde almaya
çalışır ve ilaç

kullanırlar. Ancak bazen alınan besinlerin kalorisinin fazla
olması, ilacın yetersiz alınması veya uzun süren açlık gibi
durumlarda kan şekerinin yükselmesi ya da kan şekerinin düşmesi
görülebilir. Her iki durumda da hastanın yaşamı tehlikeye
girebilir ve ilk yardım gerekir.

KAN ŞEKERİ DÜŞMESİNİN NEDENLERİ

 İnsülin ya da antidiyabetik ilaçların fazla dozda alınması

 Uzun süren egzersiz sonrası

 Uzun süre aç kalma

 Kötü beslenme ve alkol kullanma

 Mide, bağırsak ameliyatı geçirenlerde yemek sonrası (emilimin
yetersiz olması nedeniyle)

KAN ŞEKERİ DÜŞMESİNDE BELİRTİLER

 Hâlsizlik, aşırı yorgunluk hissi, baş ağrısı

 Sinirli, olağan dışı davranışlar

 Yüzeysel solunum

 Hızlı nabız

 Uykuya meyil

 Reflekslerde azalma

 Konuşma güçlüğü, görme bozukluğu

 Bilinç kaybı

KAN ŞEKERİ DÜŞMESİNDE İLK YARDIM AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE
UYGULANIR:

 Hastanın ABC’si değerlendirilir.

 Hastanın bilinci yerinde ise ağızdan şeker, şekerli içecekler
verilir. Fazla

şekerin bir zararı olmaz. Ayrıca belirtiler fazla şekerden
meydana

gelmişse bile fazladan şeker verilmesi, hastanın düşük kan
şekeri

düzeyinde kalmasından daha az zararlı olacaktır. Çünkü düşük
kan

şekeri, beyinde ve diğer hayati organlarda kalıcı zararlara
neden olabilir.

 Hastanın bilinci yerinde değilse ağızdan hiç bir şey
verilmez, koma

pozisyonu verilir.

 Tıbbi yardım istenir.

KAN ŞEKERİ YÜKSELMESİNDE (HİPERGLİSEMİ) İLK
YARDIM:

Kanda glikoz düzeyinin normal sınırın üstüne çıkmasıdır. Kan
şekerinin uzun süre yüksek seyretmesi sonucu koma gelişebilir.
Şeker hastası olduğu bilinen kişide aşağıdaki bulgular da
gözleniyorsa şeker koması olma ihtimali yüksektir

  BELİRTİLER:

 Hızlı ve derin solunum

 Hızlı ve zayıf nabız

 Kuru ve sıcak deri

 İçe çökmüş gözler

 Nefesinde çürük elma kokusu

Kan şekeri yükselmesinde bilinç kaybı gelişmişse hastanın
ABC’si değerlendirilir,

solunumu varsa koma pozisyonu verilerek hemen tıbbi yardım
istenir.

GÖĞÜS AĞRISI:

Kalbin normal çalışabilmesi için sürekli oksijene ihtiyacı
vardır. Kalbin oksijen

ihtiyacını kalp kasını besleyen damarlar sağlar. Damarların
herhangi bir nedenle tıkanması sonucu kalp kası beslenemez ve
kalbin normal çalışması bozulur. Göğüs bölgesinde kuvvetli ağrı
hissedilir. Kuvvetli ağrının nedenleri arasında en sık kalp
spazmı ve kalp krizi görülür.

KALP SPAZMINDA (ANGİNA PEKTORİS) BELİRTİLER;

 Sıkıntı hissi, nefes darlığı

 Genellikle göğüs ortasında başlayan ağrı, kollara, boyuna,
sırta ve çeneye doğru

yayılır.

 Ağrı, fiziksel hareket, heyecan, üzüntü ya da fazla yemek
yeme sonucu ortaya çıkar.

 Ağrı kısa sürelidir, yaklaşık 5- 10 dk. kadar sürer.

 Ağrı istirahat ile durur, istirahat hâlindeyken görülmesi
ciddi bir durumu gösterir.

KALP KRİZİNDE (MİYOKART ENFARKTÜSÜ)
BELİRTİLER;

 Hasta ölüm korkusu ve yoğun sıkıntı hisseder.

 Ağrı, göğüs ya da mide boşluğunun herhangi bir yerinde,
sıklıkla kravat bölgesinde görülür, omuzlara, boyuna, çeneye ve
sol kola yayılır. Ağrı, kalp spazmına benzemekle birlikte daha
şiddetli ve uzun sürelidir.

 Ağrı, dinlenmekle geçmez.

 En çok mide ağrısı, hazımsızlık, gaz sancısı veya kas ağrısı
ile karıştırılır. Bu tür gaz ya da kas ağrıları, aksi ispat
edilinceye kadar kalp krizi olarak düşünülmelidir.

 Terleme, mide bulantısı ve kusma görülebilir.

GÖĞÜS AĞRISINDA İLKYARDIM;

 Hastanın yaşamsal bulgularını (ABC) kontrol ediniz.

 Soğukkanlı olunuz.

 Hastayı hemen dinlenmeye alarak sakinleştiriniz.

 İlkyardımcı olduğunuzu belirterek size güvenmesini
sağlayınız.

 Yarı oturur pozisyon veriniz.

 Yarı oturur pozisyon vererek hastanın rahat nefes alması
sağlayınız.

 Göğüs ağrısı olan hastalara sırtüstü yatış pozisyonu
verilmez, unutmayınız.

 Kullandığı ilaçları varsa almasına yardım ediniz.

 Herhangi bir ilaç kullanıp kullanmadığını sormayı
unutmayınız.

 Tıbbi yardım (112) isteyiniz, İSTEMEKTE GECİKMEYİNİZ
.

GÖZ ACİLLERİ

GÖZE YABANCI CİSİM KAÇMASINDA İLK YARDIM

a Göze Yabancı Cisim Batması Varsa Ya Da Metal Cisim
Kaçmışsa;

 Gerekmedikçe yaralı yerinden oynatılmaz.

 Göze hiçbir şekilde dokunulmaz.

 Simit sargı ile batan yabancı cisim sabitlenir.

 İki göz de temiz bezle kapatılır.

 Hemen tıbbi yardım istenir.

b Göze Toz Gibi Küçük Madde Kaçmışsa;

 Göz ışığa doğru çevrilerek alt ve üst göz kapağı içine
bakılır.

 Gerekirse üst göz kapağı açık tutulur.

 Toz, nemli, temiz bir bezle çıkarılmaya çalışılır.

 Hastaya gözünü kırpıştırması söylenir.

 Göz ovulmamalıdır.

 Çıkmıyorsa sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır
.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir