İç Hastalıkları

Tiroid Nedir? Tiroid Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Tiroid
nedir?

Tiroid bezi boynun ön bölümünde adem elması adı verilen
kıkırdağın hemen altında bulunan kelebek şeklinde bir organdır.
Yaklaşık 20 gram ağırlığındadır. Vücudumuz için hayati önemi
olan hormonlar salgılar.

Tiroid bezinin
görevleri nelerdir?

Tiroid bezi T3-T4 hormonlarını salgılar. Bu hormonlar kan
dolaşımına girerek metobolizmamızı düzenler, hızını kontrol
eder. Vücudun değişik organ ve dokularında; kalp hızı,
kolesterol seviyesi, kilo, ruhsal durum, adet düzeni gibi
birçok farklı sistemi ilgilendiren fonksiyonları etkiler.
Toplumda yaklaşık

%30-40 oranında tiroid bezinin çeşitli hastalıkları
görülmektedir. Tiroid bezi hastalıklarının kadınlarda görülme
sıklığı daha fazladır.

Tiroid
bezinin sık görülen hastalıkları nelerdir?

  • Guatr
  • Tiroiditler
  • Tiroid kanserleri
  • Guatr nedir?
  • Guatr tiroid bezinin çeşitli nedenlere bağlı olarak
    büyümesi sonucu oluşur. Genellikle bu büyümeler tirod bezinde
    nodüller gelişmesi şeklinde olur. Tek veya çok sayıda
    olabilirler. İçinde sıvı bulunan kistler halinde olabilirler.
    Diffüz guatrda ise tiroid bezi genel olarak büyümüştür. Çok sık
    görülmesine rağmen çok büyük oranda iyi huyludurlar. Nodüller
    milimetrik boyutlarda olabileceği gibi boynun tamamını kaplayan
    büyük boyutlara ulaşabilirler. Tiroid nodülleri mutlaka
    incelenmelidir.
  • Belirtileri nelerdir?
  • Büyük oranda belirtisiz seyrederler. Ancak boynun ön
    kısmında büyüyen kitle olarak ele gelebilir. Büyüklük arttıkça
    nefes darlığı, yutma güçlüğü, ses kısıklığı şikayetlerine sebep
    olabilirler. Kana çok fazla tiroid hormonu salgılayan
    hiperaktif nodüller kalp hızında artış, sinirlilik, kilo kaybı,
    ellerde titreme ve terleme,
  • uykusuzluk, ishal ile kendini belli eder. Hipotiroidin
    bulguları ise kalp hızında yavaşlama, kilo artışı, kabızlık,
    depresyon, vücutta yorgunluk, saçlarda kırılma ve dökülme,
    ciltte kuruluk, unutkanlık ve adet düzensizlikleridir.
  • Hipertiroidi Nedir?
  • Tiroid bezinin gereğinden fazla hormon salgıladığı duruma
    hipertiroidizm (zehirli guatr) denir. Zehirli guatr,
    nodüllü veya nodülsüz olabilir. Nodülsüz zehirli guatra Basedow
    Graves Hastalığı da denir.

Hipertiroidi

Hipertiroidi (zehirli guatr) belirtileri ;

  • Çarpıntı,
  • Ellerde ve vücutta titreme,
  • Ani kilo kaybı,
  • Saçlarda dökülme,
  • Kaşıntı,
  • Boğazda dolgunluk hissi,
  • Aşırı iştah dolayısıyla çok yemek yeme ve su içme,
  • Aşırı terleme,
  • Çabuk yorulma,
  • Sinirlilik sık görülen şikayetlerdir.

Bazı hastalar, bulantı, ishal, kusma ve çok sık dışkılamadan
yakınır. Bu saydıklarımızın hepsi aynı anda bulunmayabilir. Bu
şikâyetlerin bazıları ön plandadır, diğer şikayetler ancak
doktorun sorgulaması ile ifade edilebilir. Nodülsüz guatrlı
hastaların bazılarında gözlerde büyüme ve gözlerin ileriye
doğru çıkması mümkündür. Hastaların muayenesinde; kalp atımının
çok arttığı, solunumun hızlandığı, ellerin titrediği ve avuç
içinin terli olduğu görülür.

Hipotiroidi
tedavisi

Yapılacak kan testleri sonucu teşhisin doğrulanmasını takiben
eksik olan tiroid hormonunu vererek çok hızlı iyileşme sağlamak
mümkündür. Bu hastalar ömür boyunca ilaç kullanmak zorundadır.
Tedavide kullanılan tiroid hormonunun standart dozu yoktur. Bu
nedenle her hastada yapılacak ölçüm ve takiplerle gerçek ve
doğru idame dozu bulunmalıdır.

Tiroid nodülü nasıl
anlaşılır?

Ayna karşısında tiroid kontrol edilir. Bunun için boynun ön
kısmında Adem Elması’nın hemen altında genişleme veya şişlik
olup olmadığına bakılmalıdır. Tiroid bezi bu bölgede yer alır.
Bu kontroller başı geriye yaslayarak yapılmalıdır. Şayet bu
bölgede genişleme veya şişlik görülürse bir hekime
başvurulmalıdır.


Tiroid nodülü teşhisinde yapılması gerekenler
nelerdir?

Tiroid bezinizde nodül saptanmışsa bir endokrinoloji uzmanı
veya endokrin cerrahı tarafından takip ve tedaviniz
yapılmalıdır. Doktorunuz sizden risk faktörleriniz için
ayrıntılı bir bilgi alacak, muayenenizi yapacak ve gerekli olan
testleri isteyecektir. Bu testlerden ilk istenecek olanlar
kandaki tiroid hormon düzeyleri ve tiroid ultrasonografisi
olacaktır. Hastaların çoğunda tiroid bezindeki nodüllerden
hücre örnekleri almak amacıyla ince iğne ile biyopsi de
yapılmaktadır. Bu işleme tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi
denilmektedir. Sıklıkla ultrasonografi altında ve patolog
eşliğinde yapılmaktadır. Tiroid nodüllerinde sıklıkla
kullanılan bir diğer metod da tiroid sintigrafisidir. Bu tanı
yönteminde tiroid nodüllerinin çok (sıcak nodül) veya az (soğuk
nodül) çalıştıkları hakkında bilgi edinilebilmektedir.

Tiroid nodüllerinin
tedavisi

Tiroid nodüllerinin tedavisi nodülün özelliğine bağlıdır. Şayet
yapılan tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisinde iyi huylu
görülmüşse, büyüme eğilimi göstermeyen küçük nodüller takip
edilebilir. Bazennodüllerin büyümesini engellemek veya
küçültmek amacıyla tiroid hormon tedavisi tercih edilebilir.
Şayet yapılan tiroid ultrasonografilerinde nodüller büyüme
eğilimindeyse iğne biyopsileri tekrarlanmalıdır. İğne biyopsisi
sonucunda kuşkulu hücreler izlenen hastalar ameliyata alınır.
Ayrıca nefes borusu ve yemek borusunda hissedilen baskı sonucu
nefes darlığı ve yutma güçlüğü yaşayan hastalarda da ameliyat
tercih edilir.


Tiroid ameliyatları riskli mi? Ameliyat bölgesinde iz
kalır mı?

Cerrahinin birçok dalı gibi tiroid cerrahisinde de günümüzde
minimal invaziv (daha az zarar veren) teknikler ön plandadır.
Teknolojideki gelişmelerle birlikte tiroid ameliyatı;
damarları  dikiş  ya  da bağlamaya ihtiyaç
duymadan kapatan ve cihazlar yardımı ile yapılmaktadır.

Uygun olgularda ameliyatı çok küçük bir kesiden gerçekleştirmek
mümkündür. Bu ileri teknoloji, yüksek frekanslı ultrasonik
enerji kullanarak doku içinde bulunan proteinlerdeki hidrojen
bantlarını ortadan kaldırmaktadır.

Kan damarları, göreceli olarak düşük ısıda (80°C) daha az ısı
hasarı ile kapanırlar. Tiroid ameliyatı sırasında yaralanma
ihtimali olan ve ses tellerine giden sinir ve vücudun kalsiyum
dengesini sağlayan paratiroid organlarının, daha az kanamalı
bir ortamda ve göreceli olarak daha az bir ısı ile
korunmalarına imkân sağlanmaktadır.

Yapılan çalışmalarda, bu yöntemle klasik yönteme göre ameliyat
süresinin kısaldığı gösterilmiştir. Ayrıca tiroid ameliyatı
daha az kanama ile sonlandırılabildiği için ameliyat sonrası
hastanın ağrı kesici ihtiyacı çok aza inebilmektedir. Geniş
cilt kesisinden kaçınmak doğal olarak daha estetik bir görünüme
ve daha çabuk iyileşmeye yardımcı olmaktadır.

Hastalar sıklıkla ameliyattan sonra bir gece hastanede kalmakta
ve ertesi gün evlerine gönderilmektedirler. Ameliyattan sonra
ses kısıtlamasına gerek yoktur. Normal yaşamlarına kısa sürede
dönebilmektedirler. Kesi estetik yöntemle kapatıldığından dikiş
alınmasına gerek kalmamaktadır.

Kimler Risk
Altındadır?

  • Ailesinde guatr, tiroid nodül, tiroid kanseri ve tiroidit
    gibi tiroid hastalıkları olan kişiler,
  • Daha önceden tiroid nodülü nedeniyle ameliyat geçirmiş
    kişiler,
  • Sigara içenler,
  • Menopoz dönemindeki kadınlar,
  • Baş ve boyuna yönelik ışın tedavisi (radyoterapi) gören
    kişiler kontrol ve takiplerini düzenli olarak yaptırmalıdırlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir